Pangastrit ağrısı nereye vurur ?

Sena

New member
Pangastrit Ağrısı Nereye Vurur? Mide Ağrısını Kültürden Kültüre Nasıl Yorumluyoruz?

Bir süredir mide ağrısı yaşayanların internette en sık sorduğu sorulardan biri şu: “Pangastrit ağrısı tam olarak nereye vurur?” Bazen göğüs kemiğinin hemen altında bir yanma, bazen göbek deliğinin üst kısmında baskı, bazen de sırta doğru yayılan belirsiz bir rahatsızlık tarif ediliyor. İşin kafa karıştırıcı tarafı ise mide kaynaklı ağrı ile reflü, ülser, safra kesesi sorunları, pankreas hastalıkları ve hatta bazı kalp problemlerinin birbirine benzeyebilmesi.

Bu nedenle “Pangastrit ağrısı şu noktaya vurur” şeklinde tek bir bölge söylemek doğru olmaz. Pangastrit, midenin yalnızca belirli bir bölümünü değil, mide iç yüzeyinin daha geniş bir bölümünü etkileyen gastrit tablosunu ifade eder. Gastritte görülebilen ağrı ve rahatsızlık çoğunlukla üst karın bölgesinde hissedilir. NIDDK de gastrit ve gastropatide ağrı veya rahatsızlığın özellikle üst karında görülebileceğini belirtiyor. Diyabet ve Sindirim Enstitüsü+1

Pangastrit Ağrısı En Çok Nerede Hissedilir?

En tipik bölge, kaburgaların altındaki üst ve orta karın, yani halk arasında “mide bölgesi” denilen alandır. Bu alan göğüs kemiğinin hemen altında başlayıp göbek deliğinin üst kısmına kadar uzanan bölge olarak düşünülebilir.

Ağrının karakteri kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişiler:

- yanma,

- kemirme,

- sıkışma,

- baskı,

- batma,

- künt ağrı,

- yemek sonrasında rahatsızlık

şeklinde tarif edebilir.

Gastrite eşlik eden hazımsızlıkta erken doyma, yemek sonrası aşırı doluluk, bulantı, geğirme ve şişkinlik de görülebilir. Ancak önemli bir ayrıntı var: Gastriti olan herkes ağrı yaşamaz. NIDDK'ye göre gastrit veya gastropatisi bulunan insanların önemli bir bölümü herhangi bir belirti göstermeyebilir. Diyabet ve Sindirim Enstitüsü

Dolayısıyla yalnızca ağrının yerine bakarak “kesin pangastrit” demek mümkün değildir.

Ağrı Göğse veya Sırta Vurabilir mi?

Bu soru forumlarda özellikle çok tartışılıyor. Mide bölgesindeki rahatsızlık göğüs kafesine yakın olduğu için bazı kişiler ağrıyı göğse doğru hissedebilir. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta, göğüs ağrısının otomatik olarak gastrite bağlanmamasıdır.

Hazımsızlık ve gastrit benzeri yakınmaların üst karında ağrı veya yanma yapabildiği biliniyor. Bununla birlikte göğüste, çenede, boyunda veya kolda ağrı; nefes darlığı gibi belirtiler ciddi kalp-damar sorunlarıyla da ilişkili olabilir. NIDDK, hazımsızlıkla birlikte bu tür belirtiler olduğunda hızlı tıbbi değerlendirme gerektiğini özellikle vurguluyor. Diyabet ve Sindirim Enstitüsü

Sırta yayılan ağrı konusunda da aynı temkinli yaklaşım gerekli. Bir kişinin “midem ağrıyor, sırtıma vuruyor” demesi tek başına pangastrit tanısı koydurmaz. Ülser, safra yolları, pankreas ve başka sindirim sistemi sorunları da benzer bölgelerde ağrı oluşturabilir.

Benim açımdan burada en önemli çıkarım şu: Ağrının haritası tanının kendisi değildir. Vücudun aynı bölgesinde birbirinden tamamen farklı hastalıklar belirti verebilir.

Yemekten Önce mi, Sonra mı Ağrıyor?

Ağrının zamanı da en az yeri kadar merak edilen bir konu. Bazı kişiler açken mide bölgesinde yanma hissederken, bazıları yemek sonrasında doluluk ve baskıdan şikâyet eder. Hazımsızlıkta üst karın ağrısı veya yanmanın yanı sıra erken doyma, yemek sonrası aşırı doluluk, şişkinlik ve bulantı görülebilir. Diyabet ve Sindirim Enstitüsü+1

Ancak “yemekten sonra ağrıyorsa gastrit, açken ağrıyorsa ülser” gibi internet üzerinde dolaşan kesin formüllere fazla güvenmemek gerekir. Örneğin peptik ülserlerde ağrı üst karında, göbek ile göğüs kemiği arasında herhangi bir yerde görülebilir; bazı kişilerde açlık veya geceyle ilişkili olabilirken bazı kişilerde yemek ağrıyı artırabilir. Diyabet ve Sindirim Enstitüsü

Bu nedenle belirtilerin ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü, yemekle ilişkisi ve eşlik eden diğer belirtiler doktor açısından çok daha anlamlıdır.

Pangastrit Sadece “Acılı Yemek Yedim” Meselesi mi?

Toplumdan topluma mide hastalıklarının nedenleri konusunda oldukça farklı anlatılar bulunuyor. Türkiye'de örneğin “acı yedim, midemi üşüttüm, stres yaptım” gibi açıklamalar günlük konuşmalarda oldukça yaygın. Meksika'da acı biberli yemekler, Japonya'da farklı fermente ürünler, Güney Asya'da baharatlı yemekler veya Akdeniz toplumlarında kahve ve yoğun yemekler üzerinden benzer tartışmalar yapılabiliyor.

Fakat kültürel beslenme alışkanlıklarını doğrudan “gastritin nedeni” ilan etmek bilimsel açıdan fazla basit bir yaklaşım olur.

Gastritin en önemli nedenlerinden biri Helicobacter pylori (H. pylori) enfeksiyonudur. Bunun yanında uzun süreli bazı nonsteroid antiinflamatuvar ilaçların kullanımı, alkol, safra reflüsü ve bazı bağışıklık sistemi kaynaklı durumlar da gastrit veya gastropatiye yol açabilir. Diyabet ve Sindirim Enstitüsü

Yani bir toplumun çok baharat tüketmesi ile o toplumdaki herkesin gastrit olması arasında doğrudan bir eşitlik kurmak mümkün değildir.

H. pylori: Kültürler ve Toplumlar Arasındaki Fark Neden Önemli?

Burada konu gerçekten küresel bir boyut kazanıyor. H. pylori dünyanın farklı bölgelerinde yaygın olmakla birlikte enfeksiyon oranları ülkeler ve toplumlar arasında ciddi farklılıklar gösterebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün Doğu Akdeniz bölgesine ilişkin yayımladığı araştırmalarda da H. pylori prevalansının ülkeler ve toplumlar arasında değiştiği, sosyoekonomik koşullarla ilişki bulunduğu belirtiliyor. Emro

Örneğin İran'ın Nahavand bölgesinde yapılan toplum temelli bir araştırmada H. pylori oranı %70,6 olarak bildirilmişti; aynı yayında gelişmekte olan ülkelerdeki oranların sanayileşmiş ülkelere göre daha yüksek olabildiği aktarılıyor. Emro

Fas'taki 1998-2007 dönemini inceleyen başka bir çalışmada ise sindirim şikâyeti bulunan 755 kişide H. pylori prevalansı %69 olarak bulunmuş ve kronik gastrit vakalarıyla güçlü bir ilişki raporlanmıştı. Emro

Bu örnekler bize önemli bir şey söylüyor: Mide hastalıklarını yalnızca “hangi yemeği yiyorsun?” sorusuyla açıklamak yetersiz kalıyor. Yaşam koşulları, sağlık hizmetlerine erişim, enfeksiyonların toplumdaki yaygınlığı, hijyen koşulları, ilaç kullanımı ve beslenme alışkanlıkları birlikte değerlendirilmelidir.
 
Üst