Doğada var olmayan insanlar tarafından oluşturulan unsurlara ne denir ?

Duru

New member
Bence asıl önemli olan cinsiyetten çok deneyim çeşitliliğinin planlamaya dahil edilmesi.

Bir şehir tasarlanırken mühendis, mimar, ebeveyn, çocuk, yaşlı, engelli birey, esnaf, öğrenci, toplu taşıma kullanıcısı ve otomobil sürücüsünün görüşlerinin birlikte değerlendirilmesi çok daha anlamlıdır.

Dünya Sağlık Örgütü de kentsel yeşil alanların planlanmasında farklı paydaşların ve toplulukların sürece katılmasının önemini vurguluyor.

İnsan Yapımı Çevrenin Sağlığımıza Etkisi

Bence konunun en az konuşulan taraflarından biri bu.

Bir şehirde yaşamak yalnızca nerede oturduğumuzla ilgili değildir. Gün içinde ne kadar yürüdüğümüz, hava kirliliğine ne kadar maruz kaldığımız, gürültü seviyemiz, sosyal alanlara erişimimiz ve yeşil alanlara ne kadar yakın olduğumuz da yaşadığımız çevrenin özellikleriyle bağlantılıdır.

WHO, kentlerin tasarımının hava kirliliği, gürültü, kentsel ısı adası etkisi, fiziksel aktivite ve sağlık hizmetlerine erişim gibi çeşitli sağlık belirleyicileri üzerinde etkili olduğunu belirtiyor.

Yeşil alanlar da burada önemli.

Parkların sadece “güzel görünmesi” için yapılmadığını gösteren ciddi miktarda araştırma var. WHO, kentsel yeşil alanların fiziksel aktiviteyi destekleyebildiğini, sosyal etkileşime katkı sağlayabildiğini, gürültü ve sıcaklık gibi bazı çevresel stresleri azaltabildiğini ve ruhsal iyilik haliyle olumlu ilişkiler gösterebildiğini bildiriyor.

Bu nedenle bana göre iyi bir şehir, yalnızca daha fazla bina yapılmış şehir değildir. İnsanların yaşayabileceği, hareket edebileceği, dinlenebileceği ve birbirleriyle karşılaşabileceği alanları da üreten şehirdir.

Beşerî Unsurlar Doğayı Yok mu Ediyor, Yoksa Dönüştürüyor mu?

Bu soru bence tartışmanın en zor kısmı.

İnsan yapımı çevre ile doğal çevre arasında sürekli bir mücadele varmış gibi düşünmek kolay. Fakat gerçek bundan daha karmaşık.

İnsan doğayı dönüştürüyor ama aynı zamanda doğadan yararlanmak zorunda. Dahası, bazı insan yapımı düzenlemeler doğayla daha uyumlu olabilir.

Örneğin geçirgen yüzeyler yağmur suyunun toprağa ulaşmasını kolaylaştırabilir. Yeşil çatılar bina sıcaklığını azaltabilir. Şehir içindeki ağaçlandırma sıcaklık ve hava kalitesi açısından fayda sağlayabilir. Toplu taşıma sistemleri otomobile bağımlılığı azaltabilir.

IPCC de kentlerde yeşil çatılar, ağaçlar, yeşil alanlar, geçirgen yüzeyler ve su alanları gibi çözümlerin emisyon azaltımı ve kentsel dayanıklılık açısından rol oynayabileceğini belirtiyor.

Dolayısıyla mesele “insan yapımı olan her şey kötü, doğal olan her şey iyi” kadar basit değil.

Asıl soru şu olabilir: İnsan tarafından oluşturulan çevre nasıl tasarlanıyor ve hangi sonuçları doğuruyor?

İklim Değişikliği ve Beşerî Çevrenin Geleceği

Gelecekte bu konu çok daha önemli hale gelecek.

IPCC'ye göre kentler küresel sera gazı emisyonlarında çok büyük bir paya sahip ve kentlerin biçimi, binaların tasarımı, ulaşım sistemleri ve arazi kullanımı hem emisyonları hem de iklim risklerini etkiliyor. IPCC ayrıca günümüzde yapılan altyapı ve şehir tasarımı tercihlerinin gelecekteki enerji kullanımı ve emisyonları uzun süre boyunca “kilitleyebileceğine” dikkat çekiyor.

Bu bana oldukça önemli geliyor.

Çünkü bir bina yapmak birkaç yıl sürebilir ama o bina onlarca yıl ayakta kalabilir. Bir otoyolun güzergâhı belirlendiğinde çevresindeki arazi kullanımını da uzun süre etkileyebilir. Bir mahalle otomobil merkezli tasarlandığında sonradan onu yürünebilir hale getirmek çok daha zor ve maliyetli olabilir.

Yani geleceğin şehirleri aslında bugünden tasarlanıyor.

Burada teknoloji de devreye girecek. Akıllı şehir sistemleri, sensörler, yapay zekâ destekli ulaşım yönetimi, enerji verimli binalar, otonom ulaşım sistemleri ve yeni yapı malzemeleri insan yapımı çevrenin karakterini değiştirebilir.

Fakat teknoloji tek başına çözüm değildir. Teknolojik olarak çok gelişmiş bir şehir bile insanların ihtiyaçlarını ve sosyal eşitsizlikleri göz ardı ederse iyi bir yaşam alanı oluşturamayabilir.

Kültür Açısından Beşerî Unsurlar

Bir ev yalnızca dört duvar değildir.

Bir caminin, kilisenin, tapınağın, meydanın, anıtın veya tarihi çarşının toplumdaki anlamı sadece fiziksel özelliklerinden oluşmaz. İnsanlar bu mekânlara hafıza, kimlik ve kültür yükler.

Bu nedenle beşerî unsurlar aynı zamanda toplumların geçmişini saklayan yapılardır.

Bir tarihi köprü, yalnızca iki yakayı birbirine bağlamaz; geçmişteki mühendislik anlayışını, ticaret yollarını, mimari kültürü ve toplumsal ilişkileri de geleceğe taşır.

Bir meydan da yalnızca boş bir alan değildir. İnsanların buluştuğu, kutlama yaptığı, protesto ettiği, dinlendiği veya gündelik hayatını sürdürdüğü bir sosyal mekândır.

Dolayısıyla insan yapımı çevreyi anlamak için mimarlık ve coğrafyanın yanında tarih, sosyoloji, ekonomi, psikoloji ve antropolojiye de bakmak gerekiyor.

Gelecekte “Doğal” ve “İnsan Yapımı” Ayrımı Daha da Bulanıklaşabilir

Bence önümüzdeki yıllarda bu ayrım daha karmaşık hale gelecek.

Dikey tarım sistemleri, yapay ekosistemler, biyolojik olarak üretilen malzemeler, yapay zekâ tarafından yönetilen şehir sistemleri ve laboratuvar ortamında geliştirilen yeni canlı-malzeme ilişkileri ortaya çıktıkça “doğal mı, yapay mı?” sorusuna tek kelimelik cevap vermek zorlaşabilir.

Örneğin bir binanın çatısındaki yapay olarak tasarlanmış ekosistemi düşünelim. Çatı insan tarafından yapılmış ama üzerinde yaşayan bitkiler ve böcekler doğal canlılar. Yağmur suyunu toplayan sistem insan yapımı fakat su döngüsünün kendisi doğal.

Burada doğa ve insan birbirinin karşıtı olmaktan çok iç içe geçmiş iki sistem gibi görünmeye başlıyor.

Bu nedenle “beşerî unsur” kavramını sadece okul kitaplarındaki “ev, yol, köprü, baraj” listesi olarak görmemek gerekiyor.

Aslında bu kavram, insanlığın gezegen üzerinde bıraktığı fiziksel ve kültürel izin tamamını düşünmek için güzel bir başlangıç noktası.

Sonuç: İnsan Yaptığı Şeylerin Sonuçlarından da Sorumlu

Özetlersek, doğada kendiliğinden bulunmayan ve insan tarafından oluşturulan ya da dönüştürülen unsurlara genel olarak beşerî unsurlar veya insan yapımı unsurlar denir. Evlerden yollara, fabrikalardan köprülere, tarlalardan şehirlere kadar çok geniş bir alanı kapsar.

Fakat benim bu konudan çıkardığım asıl sonuç şu: İnsan yapımı çevreyi yalnızca “yaptığımız şeyler” şeklinde düşünmemeliyiz. Bunlar aynı zamanda yaşam biçimimizi belirleyen sistemler.

Bir yol ulaşım biçimimizi, bir apartman komşuluk ilişkilerimizi, bir park sosyal hayatımızı, bir sanayi bölgesi ekonomiyi, bir şehir ise bütün bunların birleşimini etkileyebilir.

Dolayısıyla geleceğin en önemli sorularından biri belki de “Daha fazla şey inşa edebilir miyiz?” olmayacak.

Asıl soru şu olacak:

Nasıl bir çevre inşa etmek istiyoruz?

Daha fazla bina yapmak mı, daha yaşanabilir mahalleler oluşturmak mı? Daha geniş yollar mı, daha erişilebilir toplu taşıma mı? Daha çok beton mu, daha fazla yeşil alan mı? Teknolojik olarak daha akıllı şehirler mi, yoksa insanların kendilerini daha bağlı hissettiği şehirler mi?

Üstelik bu soruların tek bir doğru cevabı olmayabilir. Bir mühendis, esnaf, öğrenci, ebeveyn, yaşlı birey veya engelli birey aynı projeye farklı ihtiyaçlarla yaklaşabilir. Önemli olan bu farklılıkları yok saymak değil, tasarımın içine dahil etmek.

Forum açısından bence asıl tartışmaya değer nokta da burada başlıyor:

Sizce bir şehri “iyi” yapan şey binalarının büyüklüğü ve teknolojisi mi, yoksa insanların o şehirde kendilerini nasıl hissettiği mi?

İnsanların doğayı dönüştürmesi kaçınılmazsa, sizce hedefimiz doğayı mümkün olduğunca az değiştirmek mi olmalı, yoksa insan yapımı çevreyi doğayla daha uyumlu hale getirmek mi?

Bir park, tarla veya yapay gölet gibi hem doğal hem insan müdahalesi taşıyan alanları tamamen “doğal” veya “beşerî” diye sınıflandırmak sizce hâlâ yeterli mi?

Bence bu soruların cevapları, “beşerî unsur nedir?” sorusunun kendisinden bile daha ilginç. Çünkü sonunda konu yalnızca coğrafya veya şehir planlaması olmaktan çıkıyor; nasıl bir toplumda ve nasıl bir dünyada yaşamak istediğimiz sorusuna dönüşüyor.

Başlığı doğrudan tanımlaGirişi forum havasıyla güçlendirCinsiyet bölümünü somutlaştır

Başlığı doğrudan tanımla

Girişi forum havasıyla güçlendir

Cinsiyet bölümünü somutlaştır
 
Üst